
Burcu Yükselal
Hofstra University’deki Uluslararası İşletme ve Finans eğitimlerinin
ardından uzun yıllar kurumsal hayatta yöneticilik ve girişimcilik yapan Burcu Yükselal, 2014 yılından bu yana nefes çalışmaları, beden
farkındalığı ve bütünsel sağlık alanlarında uzmanlaşmıştır.
Solunum mekanikleri, stres yönetimi ve sinir sistemi regülasyonunu
temel alan nefes programlarının yanı sıra Fonksiyonel Tıp Wellness Koçu olarak uyku, beslenme, spor ve yaşam tarzını bütünsel bir yaklaşımla ele almaktadır.
Menopoz ve hormon koçluğunun beraberinde sunduğu Ayurvedik meme masajı ve bakımı seanslarıyla, kadınların kendi bedenleriyle bağ kurmalarına odaklanır.
Akademik ve kurumsal disiplinini bütünsel şifa pratikleriyle birleştiren Burcu, bireylerin sürdürülebilir bir iyi olma (wellbeing) hali
kazanmalarına; kadınların ise öz saygı, öz sevgi ve öz değer çerçevesinde kendi bedenlerini şifalandırmalarına rehberlik etmektedir.
Bu kampta sabah rutinleri, nefes, regülasyon ve bedene dönüş süreçlerinde birlikte olacağız.
Hayatın koşuşturmacasına, stresine kısa bir ara verip
zihnini, bedenini ve geçmişten getirdiklerini şifalandırmak; derinleşmek, yüklerini geride bırakmak ve yenilenmiş bir benlikle kendi 'özüne' dönüş yolculuğunu başlatman için seni bu alana davet ediyorum.

Karen Barnes
Uzun yıllara dayanan uluslararası deneyime sahip,
hipnoterapi, EMDR ve farklı terapötik yöntemlerle çalışan deneyimli bir terapisttir.
Mesleki yolculuğu onu dünyanın farklı noktalarına taşıdı. ABD'de eğitim aldı ve çalıştı, uzun yıllar Tel Aviv'de yaşadı ve mesleğini sürdürdü.
Farklı ülkeler, kültürler ve yaşam hikâyeleriyle çalışmak, bugün insanlara
yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor.
Karen çalışmalarında hipnoterapi ve EMDR'nin yanı sıra farklı
terapötik yaklaşımları bir araya getiriyor.
Özellikle bilinçli düşüncenin ötesinde kalan duygusal
süreçler, içsel kaynaklar ve kişinin geçmiş deneyimlerinin bugünkü yaşamındaki izleriyle çalışıyor.
Karen, ÖZÜNE DÖNÜŞ ekibinde özellikle hipnoterapi çalışmalarına
liderlik edecek.
Uluslararası deneyimi, terapötik derinliği ve kendine özgü sakin
yaklaşımıyla Karen'ın amacı katılımcılara ne hissetmeleri gerektiğini
söylemek değil.
Benim için terapi, insana dışarıdan cevap
vermek değil; kişinin zaten içinde taşıdığı kaynaklara
yeniden ulaşmasına eşlik etmek ve zihnin biraz sessizleştiği yerde,
insanın kendi iç sesini yeniden duyabileceği alanı açmak.

Sonay Gençbay
Sonay'ın yolculuğu, iki farklı dünyanın güçlü bir birleşimi.
Yıllarca dünyanın farklı ülkelerinde uluslararası büyük şirketlere danışmanlık yaparak yoğun iş hayatının, sorumluluğun ve sürekli hareket halinde olmanın ne demek olduğunu bizzat deneyimledi.
Ancak hayatında hep başka bir alan daha vardı:
Beden ve hareket.
Aerobic ile başlayan; Yoga ve Pilates ile devam eden 25 yılı aşkın
deneyimi, onun için yalnızca fiziksel bir aktivite olmaktan çok daha
fazlasına dönüştürdü.
Bugün bu iki dünyanın birikimini bir araya getiriyor: disiplin ve akış, güç ve esneklik, hareket ve dinginlik.
ÖZÜNE DÖNÜŞ'te Sonay yolculuğumuz boyunca Yoga ve beden odaklı hareket çalışmalarımıza eşlik edecek.
Çünkü ÖZÜNE DÖNÜŞ'te beden yalnızca bizi bir yerden diğerine taşıyan bir araç değil. Yolculuğun kendisinin bir parçası.
25 yılı aşkın deneyimi, uluslararası bakış açısı ve güçlü enerjisiyle Sonay'ın bu yolculukta bizimle olmasından büyük mutluluk duyuyoruz.
Bedenini dinlemeye, nefesinle buluşmaya ve hareketin dönüştürücü gücünü yeniden keşfetmeye hazırsan, matını al ve gel. Bu yolculukta birlikte olalım.
SESİN İÇİNDE BİR YOLCULUK
ÖZÜNE DÖNÜŞ boyunca müzik yalnızca arka planda olmayacak.
Yolculuğun canlı bir parçası olacak.
Handpan'ın ritmi, ses çanaklarının titreşimleri ve farklı enstrümanların yarattığı ses alanları; meditasyonlardan nefes çalışmalarına, gün doğumundan gün batımına ve özel ritüellerimize kadar kampın farklı anlarında bize canlı olarak eşlik edecek.
Bazen kelimelere ihtiyacımız olmayacak.
Sadece gözlerini kapat.
Nefesini bırak.
Titreşimi bedeninde hisset.
Ses çanaklarının derin titreşimlerine, handpan'ın büyüleyici ritmine ve müziğin taşıyıcı gücüne kendini bırak.
Çünkü bazen zihnin sustuğu yerde, ses bizi çok daha derine götürür.
Dinlemeye değil, hissetmeye hazır ol.
