Neden ÖZÜNE DÖNÜŞ?
Yıllarca terapi odasında insanların çok güçlü farkındalık anlarına tanık oldum.
Bir şey görülüyor.
Bir bağ anlaşılıyor.
Bir duyguya ilk kez gerçekten dokunuluyor.
Sonra kapı açılıyor ve hayat yeniden başlıyor.
Telefonlar. İş. Çocuklar. Sorumluluklar. Beklentiler. Yetişilecek yerler...
Ve bir gün kendime şu soruyu sordum:
Ya insana bu kez biraz daha fazla alan verirsek?
Bir saat değil.
Dört gün.
Zihnin yanında bedeni de sürece dahil edersek?
Terapiyi nefesle, hareketle, doğayla, müzikle ve ritüellerle buluşturursak?
Güneş doğarken birlikte nefes alır, gün batarken biraz daha içimize dönersek?
İnsana yalnızca konuşabileceği değil; hissedebileceği, deneyimleyebileceği, bırakabileceği ve yeniden seçebileceği bir alan açarsak?
İşte ÖZÜNE DÖNÜŞ bu sorudan doğdu.
Ben burada yeni bir terapi yöntemi icat etmiyorum.
Yıllar boyunca öğrendiğim, uyguladığım, yaşadığım ve inandığım şeyleri insanı bir bütün olarak gören tek bir yolculukta buluşturuyorum.
Psikoloji ve pedagoji.
Sistemik düşünce ve terapi.
Beden ve nefes.
Doğa ve dört element.
Hareket ve sessizlik.
Müzik ve ritüel.
Bilim ve sezgi.
Bireysel deneyim ve grubun taşıyıcı gücü.
Ve bütün bunların merkezinde:
İnsan.
Benim için terapi...
...bir insana ne yapması gerektiğini söylemek değildir.
Hazır cevaplar vermek hiç değildir.
Ben insanın “düzeltilmesi gereken” bir proje olduğuna inanmıyorum.
Benim işim sana kim olman gerektiğini göstermek değil.
Kendi sesini yeniden duyabileceğin alanı açmak.
Bazen bunu bir soru yapar.
Bazen bir sandalye.
Bazen bir nefes.
Bazen bir aile dizimi.
Bazen bedeninin verdiği küçücük bir tepki.
Bazen de uzun zamandır ilk kez gerçekten sessiz kalmak.
Çünkü yıllar bana şunu öğretti:
İnsan çoğu zaman cevabı bilmiyor değildir.
Kendi cevabını duyabileceği sessizliği kaybetmiştir.
ÖZÜNE DÖNÜŞ'te yaratmak istediğim alan tam olarak bu.
Geçmişine bakabileceğin ama geçmişinde kalmayacağın.
Duygularını hissedebileceğin ama onların içinde kaybolmayacağın.
Köklerini görebileceğin ama yönünü kendin seçebileceğin.
Ve dört günün sonunda başka biri olmaya çalışmak yerine...
Kendine biraz daha yaklaşabileceğin bir alan.
Çünkü benim için gerçek dönüşüm, başka biri olmak değildir.
Kendinden uzaklaştığın yerden, özüne yeniden yaklaşmaktır.
Özüne hoş geldin.
Sevgiyle,
Ebru
